Pages

3 Temmuz 2015 Cuma

PATLICANLI KABAKLI TEPSİ KÖFTESİ


Herkese merhabalar sevgili dost ve izleyenlerim,
Yarın Allah kısmet ederse erkenden yola çıkacağız, memlekete gidiyoruz, bayram tatiline erken başlıyacağız. Ramazanın geri kalanını ailelerimizle geçirmek istedik.
Gitmeden evvel ne yapsam diye düşünürken evde kalan sebzeleri bitirmek adına bu güzel yemek çıktı ortaya.
Denemenizi tavsiye ederim, ayrıca içindeki sebze çeşitlerini artırabilirsiniz. Örneğin patates, havuç vs. haydi buyrun paylaşalım:

Malzemeler:
Köftesi:
yarım kilo kıyma
1 adet soğan
galata unu veya 2 dilim bayat ekmek
sarımsak
tuz, karabiber, kimyon, kekik
5 adet kemer patlıcan
5 adet kabak
çeri domates
4 adet köy biberi
3 adet kırmızı biber
sıvıyağ
2 kaşık salça
2 bardak su
Yapılışı:

Önce arkadaşlar verilen köfte malzemeleriyle köfteyi yoğurun ve ceviz kadar köfteler yapıp buzdolabında biraz dinlendirin.
Patlıcanları alacalı soyup küp küp doğrayın, tuzlu suda beklatin.
Kabakların da kabuklarını hafifçe kazıyıp küp küp doğrayın.
Tavada az bir sıvıyağda önce kabakları kavurun ve kenara alın.
Daha sonra patlıcanları sudan geçirip kurulayın, onları da daha bol yağda kızartın.
Kabak ve patlıcanları harmanlayıp borcama yayın.
Şimdi de köfteleri aynı tavada yarı kıvamada kızartın.
Onları da patlıcan ve kabakların üzerine düzgünce dizin.
Biberleri irice doğrayıp çeri domatesleri ikiye bölün ve köftelerin aralarına dizin.


Bir sos tenceresine salçayı alın ve az zeytinyağda kavurun, üzerine 2 bardak su ekleyip kaynatın. Dilerseniz içine 2 diş de sarımsak katarsanız daha lezzetli olur.
Bu sosu yemeğin üzerine gezdirin, biber ve domatesler yumuşayana ,yemek biraz suyunu çekene kadar fırında pişirin.
Bu kadar arkadaşlar afiyetler olsun, bence iftar sofralarınız için güzel bir seçenek olabilir.
Şimdiden hepinize sevdiklerinizle güzel bir bayram geçirmenizi diliyorum, sevgiyle kalın...










1 Temmuz 2015 Çarşamba

MUHACİR BÖREĞİ


Herkese merhabalar sevgili dost ve izleyenlerim,
Sizlere basit malzemelerle hazırlayabileceğiniz harika bir sahur önerisi vereceğim. Bu böreği evde peyniriniz olmasa bile yapabilirsiniz. Şöyleki benim süzme yoğurdum bayağı ekşimişti ve atmaya kıyamadım, ocağa alıp bir çay kaşığı tuz ekledim ve 15 dakika kısık ateşte kaynattım, böylece bir kase çökelek elde ettim. Böreğimi bu çökelekle yaptım.
Haydi buyrun paylaşalım:




Malzemeler:

5 adet taze yufka
1 kase lor veya evde artmış eski peynirleriniz
2 yumurta
1,5 bardak yoğurt
1,5 bardak süt
yarım su bardağı sıvıyağ
2 kaşık un
1 tatlı kaşığı karbonat
tuz, karabiber,pulbiber

Yapılışı:

Önce arkadaşlar 1 yumurta, yoğurt,süt, un ve karbonatı bir kasede karıştırın.
Peynir ve baharatları da bir kasede karıştırın.
Bir adet yufkayı tezgaha serin, yufkanın yarısına peyniri serpiştirin. Ayrıca kaşıkla hazırladığınız sostan bolca serpiştirin. Yufkanın diğer yarısını üzerine kapatın ve yarım hale gelmiş yufkayı karşılıklı iki taraftan ortaya doğru büzüştürün yani büzgülü börek elde edeceksiniz. Bunu fırın tepsisine uzunlamasına yerleştirin.
Diğer yufkalara da aynı işlemi uygulayın. Bir fırın tepsisi tam 5 yufka alıyor.
Tepsi dolunca kalan sosa bir yumurta daha kırın ve böreğin üzerine gezdirin. Susam, çörekotu serpin.


Vaktiniz müsaitse sosun iyice çekmesini bekleyin ve 170 derece soğuk fırına verin 45- 50 dakika pişirin. Harika bir börek arkadaşlar. Puf puf yumuşacık, fırından çıkarınca üstüne su serpin ve temiz bir sofra beziyle örtün.
Afiyetler olsun arkadaşlar, sanırım biz de yavaş yavaş memlekete gitme hazırlıklara başladı, belki birkaç gün içinde gideceğiz, Ramazanın yarısını orada geçireceğiz, daha sonra da tatilimizi bir süre köyde geçireceğiz İnşallah. Çocuklar bayılıyor köye fakat biraz bloğumdan uzak kalacağım galiba.


Neyse arkadaşlar sizlerede şimdiden sevdiklerinizle güzel bir bayram geçirmenizi diliyorum, belki gitmeden son bir iki paylaşım yapabilirim İnşallah sevgilerimle...

29 Haziran 2015 Pazartesi

PORTAKALLI SÜTLÜ REVANİ


Herkese merhabalar sevgili dost ve izleyenlerim,
Ramazan ayımızın 12 gününü devirdik bile hayırlısıyla, günler geçtikçe insan daha iyi alışıyor.Fakat yine de günler uzun, açlık saatlerimiz uzun.
Yemekten sonra tatlısız olmuyor değil mi? Tamam sütlü tatlılar favorimiz ama arada şöyle mis ggibi bir şerbetli tatlı da aranmıyor değil.
Bu tarifi Nurselin programında gördüm ve çok hoşuma gitti, eğer şerbetli tatlı yapacaksam bunu denemeliyim diye düşündüm. Şerbeti suyla değil sütle yapılıyor. Ben farklı olarak bir de portakallı çikolatalı sos yaptım, malesef dilimleri resimlemeyi unuttum. O an hazırladığım haliyle bir kez çekmişim ama inanın çok lezzetli, hafif bir tatlı bu, mis gibi de portakal kokuyori tavsiye ediyorum.
Sos yapmazsanız üzerine bir iki top da dondurma koyarsanız enfes, haydi buyrun paylaşalım:

Malzemeler:
3 adet yumurta
1 su bardağı şeker
2 bardak pirinç unu
2 kaşık un
1 vanilya, 1 kabartma tozu, 1 çay kaşığı karbonat
2 portakal kabuğu
çeyrek su bardağı sıvıyağ
dörtte üç su bardağı portakal suyu

Şerbeti:
4 su bardağı süt
3 bardak tozşeker
Şerbeti kaynatmayın sadece şekeri eritene kadar ocakta ısıtın, kenarda bekletin.
 Sosu için:
1 paket Dr Eotker portakallı çikolatalı puding
2,5 bardak süt

Yapılışı:
Önce arkadaşlar yumurta ve şekeri iyice çırpın.
Sonra portakal kabuğu,vanilya, sıvıyağ ve portakal suyunu ekleyin.
En son pirinç unu, un, kabartma tozu ve karbonatı ilave edip iyice karıştırın.
Yağlanmış borcama dökün. 170 derece fırında kızarana kadar pişirin.
İlk sıcaklığı çıkınca şerbetini dökün, çekmesini bekleyin.
Bu arada sosu için pudingi tarifine göre pişirin ve şerbetini çeken tatlının üzerine yayın.
Üstünü dilediğiniz gibi süsleyin.
Bu kadar arkadaşlar afiyet şifalar olsun.
Ramazanınız huzurlu bol bereketli olsun sevgilerimle...


24 Haziran 2015 Çarşamba

ABAGANNUŞLU YUFKALI TAVUK KEBABI


Herkese merhabalar  ve huzurlu Ramazanlar sevgili dost ve izleyenlerim,
Malum Ramazan ayındayız ve hepimiz uzun bir gün oruç tutunca daha özenli sofralar hazırlamak istiyoruz. Bazen doğaçlama da olsa değişik ve şık, lezzetli yemekler ortaya çıkıyor.
Bu yaptığım yemek de evde kalan malzemeleri değerlendirmek adına öylesine ortaya çıktı ve ailece çok beğenildi.
Öncelikle kebabımızın tabanı için abagannuş veya babagannuş denilen enfes bir patlıcan salatasını hazırladım. Üzerine de yaptığım börekten arta kalan yufkalarla porsiyonluk yufkalı kebablar hazırladım, üzerinde servis ettim. Buyrun paylaşalım  bakalım, sizler için de değişik ve lezzetli bir seçenek olabilir.

Malzemeler:

Kebabı için:
2 adet yufka
4 parça tavuk but eti
2 adet havuç
2 adet orta boy patates
1soğan
tuz, karabiber, pulbiber
tavuk suyu

Babagannuş salatası için:
1 kg iri patlıcan
5 adet kırmızı kapya biber
2 adet büyük domates
2 adet soğan
tuz, karabiber, pulbiber
zeytinyağı
3 diş sarımsak
maydanoz
nar ekşisi, 1 kaşık isteğe bağlı sirke

Yapılışı:
Önce arkadaşlar salatası için patlıcanları, biberleri, domatesleri ve soğanları yıkayıp fırın tepsisine yerleştirin ve iyice yumuşayıncaya kadar pişirin.
Kebabı için ise tavuk etlerini, havuçları, patatesleri, soğanı tencereye alın. Ayrıca üzerine tuzi bir tutam şeker, tane karabiber, 1 defne ekleyin, tavuk ve sebzeler yumuşayana kadar haşlayın.
Soğuyunca tavuk etlerini didikleyin, sebzeleri küçük küp doğrayın ve hepsini tuz ve baharatlarla harmanlayın.
Yufkaları serin ve ikisini de artı şeklinde kesip dörder parçaya ayırın yani toplam 8 adet üçgen parçanız olacak. İsterseniz yufka sayısını artırabilirsiniz tabi buna bağlı olarak malzeme miktarı da artacak.
Bu parçalara tavuklu harcı paylaştırın ve gül böreği gibi sarın, üstlerini yağlayın ve fırına verin.
İyice kızarın fırından hemen çıkarın ve üzerlerine kenara ayırmış olduğunuz ılık tavuk suyundan gezdirin, dökünce cazırdaması gerek, yine fırına verip 15 dakika düşük ısıda suyunu çektirin. Böylece yumuşacık, lezzetli yufkalı kebablarınız olacak.
Salatası için ise pişen sebzeleri soyun ve incecik kıyın, hepsini harmanlayın.
Zeytinyağı, nar ekşisi,sirke, tuz ve baharatları ekleyin. Maydanozu ince kıyın ve ister içine isterseniz de üstüne serpin.
Servis tabağına önce salatayı yayın, kenarlarına yufkalı kebablarınızı yerleştirin. Bu kadar arkadaşlar, afiyetler şifalar olsun. İçinde herşeyi barındıran bir yemek, yufkası, eti, salatası hepsi içinde.
Yanına ayran veya cacık tamamdır ayrıca güzekl bir yeşil salata da ekleyebilirsiniz.
Hepinize sağlıklı, huzurlu, bereketli sofralarınızın olduğu hayırlı Ramazanlar sevgilerimle...


20 Haziran 2015 Cumartesi

İLK EKŞİ MAYA EKMEĞİM


Herkese merhabalar ve hayırlı Ramazanlar sevgili dost ve izleyenlerim,
Bir sene daha eriştik sevgili Ramazan ayımıza, başladı başlıyacak derken üçüncü günün içindeyiz bile. Bu son yıllar tuttuğumuz en uzun günlü oruçlar ve de tabiki sıcak. Yüce Rabbim veriyor kolayını arada serin, bulutlu oluyor bazen de yağmur yağıyor. Allah oruçlu olup da dışarda çalışan kullarına güç kuvvet versin.
Uzun günlerde hepimiz tok kalmak istiyoruz tabii, bunun için de tok tutan yiyecekler önemli. Ekmekten pideden vazgeçemiyoruz, hele o sıcacık mis gibi kokan pideler Ramazanın olmazsa olmazı...
Ama yine ne kadar çok yesek de beyaz unla yapıldığında pek fazla tok tutma özelliği yok. Ne zamandır artık kendi mayamı kendim yapmak  ve ekmeklerimi arada bununla pişirmek istiyordum ama tutturamam diye cesaret edip hazırlamadım.
En sonunda ekşi mayamı kendim yaptım ve denedim. İlk denemeye rağmen gayet de başarılı oldu. O ekşi maya kokusu ekmeğe sinmişti, üstelik kabardı da. Artık mümkün olduğunca ekmeklerimi kendim yapacağım. Üstelik tok tutma özelliği çok fazla, incecik bir dilimi bile doyuruyor, tok dolu dolu bir ekmek, sahurda 2 dilim tüketmeniz yeterli oluyor. Önce ekşi mayanın nasıl hazırlandığını öğrenel,m gerisi ekmeği yapmak kolay. Buyrun paylaşalım:

EKŞİ MAYA TARİFİ VE EKMEK YAPIMI:




Önce arkadaşlar 1 bardak tam buğday unu ve 130 ml suyu bir kavanozda tahta kaşıkla karıştırın ve koyu kek kıvamında bir hamur elde edin. Kaşık tahta olmalı su da ılık.
Bunu bir gün ağzı açık şekilde kapalı bir yerde bekletin.
İkinci gün tahta kaşıkla karıştırın ve üzerine aynı kıvamda kalacak şekilde un ve su ilave edin. Bu sefer üzerine streç film kapatın, yine bir gün bekletin.
Üçüncü gün üzeri köpük küpük olmaya ve hafif kokmaya başlıyor ama bu koku talı ekşimsi bir koku.
Yine karıştırın veun, su ilavesi yapın.
Bu işlemi maya iyice köpürene ve tam ekşi maya kokusu alana kadar devam edin. Benim bir hafta sürdü.
Şimdi gelelim ekmek yapmaya:

4-5 bardak tam buğday ununu yoğurma kabına alın üzerine 1 bardak ekşi mayanızdan ilave edin.Ayrıca 1 tatlı kaşığı tuz, 1 yemek kaşığı toz şeker, yarım çay bardağı zeytinyağı, 1 bardak normal un ve yeterince ılık su ekleyerek bayağı yumuşak kıvamlı bir hamur elde edin. Dilerseniz az miktarda süt de ekleyebilirsiniz.
Ben bu hamuru gece yoğurdum ve üzerini örtüp sabaha kadar oda sıcaklığında beklettim.Mümkünse siz de öyle yapın daha iyi sonuç alınıyor.
Bu hamur diğer hazırladığımız mayalı hamurlar gibi kabarmıyor ama yine de az bir kabarma oluyor.
Sonra yine yoğurun ve hamurunuzu ekmek yapmak istediğiniz kalıba yerleştirin.
Burada da zamanınız varsa bir iki saat bekletin.En son üzerine fırçayla süt sürün ve ister ayçekirdeği ister benim gibi yulaf ezmesi serpiştirin.
Fırına yerleştirin ayrıca bir kase suyu da fırının bir  köşesine koyun.
160 derecede 1 saat içini çeke çeke pişirin.
Uzun bir çubuğu tam ortasına batırıp hamur kalıp kalmadığına bakın. Çubuk kuru çıkıyorsa fırını kapatın ve ekmeği içinde bırakın.Fırın soğuyana kadar içinde kalsın. Kalıptan çıkarıp temiz bir beze sarın.
Bu kadar arkadaşlar ben ekmeğimi çok beğendim çünkü misler gibi çocukken köyde anneannemlerin bahçede toprak fırında yaptıkları ekmek gibi kokuyordu  ve de kabarmıştı. Tam istediğim gibi oldu yani Sizin de cesaret edip aynı sonuca ulaşacağınızdan eminim.
Ne kadar hoşunuza gittiğini göreceksiniz.
Hepinize tekrar hayırlı Ramazanlar, bolluk, bereket dolu sofralar kurmanızı diliyorum, sevgiler...


14 Haziran 2015 Pazar

BİSKÜVİLİ İRMİKLİ TATLI


Herkese merhabalar sevgili dost ve izleyenlerim,
Sıcaklar Fethiye'ye iyiden iyiye çöktü. Mübarek Ramazan ayımıza sayılı gün kaldı, malum günler uzun ve kısmet olursa en uzun oruçlarımızı tutacağız.
Eminim hepimiz bu uzun sıcak yaz günlerinde iftar ve iftar sonrası içimizi ferahlatan, soğuk lezzetler arayacağız.
Geçen gün denediğim bu harika lezzet de aradığımız cinsten, garanti veriyorum. Çok hafif, ferah, lezzetli ayrıca yapımı da çok kolay. Misafirlerinize de görsel açıdan rahatlıkla ikram edeceğiniz güzel bir tatlı. Haydi artık paylaşalım:



Malzemeler:

6 bardak süt
1 bardak şeker
1 paket vanilyalı puding ( ya da herhangir çeşit kakaolu dışında, ben pötibör aromalı bir puding keşfettim, tatlıyı pötibörle yaptığım için çok uygun düştü)
6 kaşık irmik
1 kaşık nişasta
1 kaşık tereyağ
yarım paketten az fazla kakaolu pötibör bisküvi
Üzeri için:
Erimiş çikolata veya hazır çikolata sos veya meyveli sos

Yapılışı:
Önce arkadaşlar ortası delik bir standart kek kalıbınızın içini streç film ile kaplayın. Ortadaki delik kısım için streç filmi delerek bu işlemi yapın. Bunu baştan yapıyoruz ki tatlıyı sıcakken kalıba koyacağız. Donarsa akması ve tamamen doldurması zor olur.
Daha sonra ortaboy bir tencereye önce kuru malzemeleri yani toz pudingi, şekeri, irmiği, nişastayı koyun, çırpıcıyla biraz karıştırıp topakları ezdirin ve soğuk sütü üzerine boşaltın.
Ocağı yakmadan önce biraz çırpıcıyla karıştırın sonra ocağı yakın ve sürekli karıştırarak koyulaşana kadar pişirin.
Pişince bir kaşık tereyağını hemen ekleyip eriyene kadar karıştırın. Kaymaklı ev sütü bulup kullanıyorsanız tereyağ eklemenize gerek yok.
Talı sıcağa ykınken hemen kalıba boşaltın ve tezgaha birkaç kez vurun ki kalıbın her tarafına iyice yerleşsin.
Kakaolu bisküvileri parmak kalınlağında kırın ve talının sık sık hertarafına diklemesine babatırıp daldırın, iyice gömülecekler.
Dışsarda biraz ılınınca buzdolabına kaldırın. En az 3-4 saat bekletin. Tabi 1 gece bekletmek en güzeli.
Servis etmeden önce yuvarlak bir servis tabağına ters çevirip folyoyu sıyırın. Üzerine erimiş çikolata veya sos gezdirin. Ben çocuklar bekleyemediği için aceleden hazırlayamadım kakaolu bisküvileri un haline getirip üzerine serpiştirdim.
Ayrıca yanında dondurmayla servis edebilirsiniz. Bu kadar arkadaşlar afiyetler olsun. Bütün ayrıntılarıyla anlattım.
Denerseniz pişman olmayacaksınız tam Ramazanlık hafif bir tatlı.


Hepinize Ramazanımıza kavuşacağımız hayırlı, sağlıklı, huzur dolu ve bol bereketli bir hafta diliyorum. Artık çocuklarımız da evde hep beraber onlarla dolu dolu günler geçirmeniz dileğiyle sevgiler...

7 Haziran 2015 Pazar

KÖFTELİ VE İÇ BAKLALI ENGİNAR KEBABI


Herkese merhabalar sevgili dost ve izleyenlerim,
Bugün 7 Haziran, seçim günü, doğrusu çok merak ediyorum sonuçlar ne çıkacak diye. Aslına bakarsanız ilk defa bu kadar  seçim sonuçları için böylesine meraktayım ve heyecan duyuyorum çünkü farkındaysanız bu yılki seçimler gerçekten vatanımız ve milletimiz için kritik önem taşıyor.
Neyse bizler için kim hayırlısıysa o gelsin diyelim sonuçta halkımız karar verecek, haydi hayırlısı...
Sizlere enginar mevsimi bitmeden doğaçlama yaptığım bu yemeğin tarifini vermek istiyorum.
Acayip lezzetli oldu. Biliyorsunuz enginar, taze iç bakla birbirine pek yakışır. Dolabımda ikisi de mevcuttu ve birlikte kullanıp lezzetli, bol malzemeli bir yemek hazırlamak istedim. Kesinlikle denemenizi tavsiye ediyorum. Buyrun paylaşalım:

Malzemeler:
4 veya 5 adet büyük dolmalık enginar
1 kg kabuğuyla birlikte soyulmamıi taze iç bakla
1 adet orta boy soğan
4-5 adet saplarıyla taze soğan
3 diş sarımsak
3 kaşık pirinç
3 adet domates
1 tatlı kaşığı salça
2 adet kırmızı biber
tuz, karabiber, nane
dereotu
yarım çay bardağı zeytinyağı
Köfteleri için:
300 gr kıyma
1adet küçük soğan
1 diş sarımsak
4 kaşık kuru ekmek kırıntısı
tuz, karabiber, kırmızı toz biber
maydanoz

Yapılışı:

Önce arkadaşlar enginarların üst kısımlarını mutfak makasıyla kesin ve düdüklü tencereye yerleştirin, üzerini geçecek kadar su koyun, limon suyu sıkın.
İç baklaları da ayıklayın ve onları da enginarların yanına koyun birlikte yumuşayana kadar haşlayın.
Yumuşayınca enginarların orta kısmındaki tüylü kısımları kaşık yardımıyla sıyırın.
Bu haşlama yöntemini kullanırsanız orta kısımdaki tüylü kısmı temizlemek çok kolay oluyor, kesinlikle bunu deneyin derim.
Enginarların birkaç sıra dış yaprağı üstünde kalsın, kase şeklindeki enginarları fırın kabına yerleştirin.
Bu arada kebabın iç harcı için soanı ve taze soğanları ince doğrayın. Tavaya zeytinyağını koyun, soğanları ve sarımsakları ilave edip kavurmaya başlayın.
Kırmızı biberleri de ince doğrayıp baklalarla birlikte ilave edin.
3 kaşık pirinci yıkayıp serpiştirin.
Domatesleri de soyup küp doğrayın ve yemeğin üzerine yayın, 1 çay bardağı da sıcak su ekleyin. Tuz, 1 tatlı kaşığı şeker ve baharatları da ilave edip kısık ateşte pişmeye bırakın.
Bu arda kşftelerini hazırlayın. Kıyma, soğan rendesi, kıyılmış maydanoz, sarımsak,bayat ekmek ve baharatları iyice yoğurup fındıktan büyük köfteler hazırlayın. Bunları tencerdeki pişen yemeğin üzerine yerleştirin.
Kapağını kapatıp karıştırmadan köfteler yumuşayana kadar pişirin.Köfteler çiğden konacak, önden kızartmaya gerek yok çok güzel yumuşacık pişiyor.
İç harc pişince bunu suyuyla enginarların ortasına bolca doldurun. İsterseniz üstlerine birer dilim kaşar koyun öyle fırına verin ya da koymadan fırında 15 dakika daha düşük ısıda pişirin.
Bu kadar arkadaşlar afiyetler olsun.
Hepinize hepimizin merak ettiği ve hepimize en hayırlı gelecek bir sonucun çıkacağı günler diliyorum. İnşallah herşey güzel olur sevgilerimle...