Pages

10 Temmuz 2014 Perşembe

MUHALLEBİLİ TOP GÜLLAÇ


Herkese iyi geceler sevgili dost ve izleyenlerim,
Buralar çok sıcak, artık Fethiye'de durulacak gibi değil, neyseki yüce Rabbim yardım ediyor, kolayını veriyor gerçekten de oruçlarımızı tutarken pek zorlanmıyoruz. Baksanıza yarıladık bile, zaman çabuk geçiyor.
Bizim de artık ailece memlekete gitme zamanımız geldi. Çocuklar buradaki nemden çok rahatsız, günler çok bunaltıcı. Kısmetse bu hafta sonu Trakya yollarına düşeceğiz. Annemlerin dediğine göre köy şu anda çok güzelmiş, serinmiş. Zaten bayram geliyor, bu yıl biraz daha erken gidiyoruz İnşallah.
Fakat ben yine uzun bir süre bloğumdan ayrı kalacağım, fakat yeni tarifleri biriktireceğim İnşallah. Kış hazırlıklarımı da köyde yapıp organik organik geri döneceğim.
O yüzden şimdiden hepinizin bayramını en içten dileklerimle kutluyorum, içimde sizlerden bir müddet ayrı kalmanın, takip edememenin burukluğu olsa da sevgili memleketime biraz da olsa gideceğimim heyecanını yaşıyorum.
Sizlerden Ramazanın da baş tatlısı olan güllacı biraz kendi yorumumu ekleyerek yaptığım klasik güllaçtan biraz farklı bir tarifle ayrılmak istiyorum.Buyrun paylaşalım:



Malzemeler:
yeteri miktarda güllaç yaprağı ( saymadım yuvarlak borcama kadar diyeyim )
1 litre süt
1,5 bardak şeker
gülsuyu, vanilya
İç malzemesi için:
1 paket kakaolu hazır puding
1 paket damla sakızlı hazır puding
6 bardak süt
kiraz taneleri

Yapılışı:
Önce arkadaşlar 1 litre sütü iyice ısıtıp şeker, vanilya ve gülsuyunu ilave edin.
Hazır pudingleri ayrı ayrı üçer bardak sütle pişirin ve iyice soğutun.
Bir güllaç yaprağını ikiye kırın, yuvarlak bir tepsiye bir miktar ısıttığınız sütten koyun ve yarım güllaç yaprağını içine batırıp heryerini ıslatın.
Bunu yuvarlak bir kasenin içine yerleştirin, ortasına pişrdiğiniz pudinglerden herhangi birini koyun ve üzerini kapatın
Bunu yuvarlak borcama ters çevirip yerleştirin. Borcam dolana kadar işleme devam edin. Sıkışık yerleştirin. Aralarda boşluk kalmasın, kalan sütü de tamamen üzerine gezdirin ve her bir topun üztüne birer kiraz tanesi yerlerştirin. Ben bir de servis ederek karadut sosu gezdirdim. Harika bir uyum sağladı.
Bu kadar arkadaşlar afiyetler olsun, tavsiye ederim. Çok lezzetliydi. Muhallebisini  sade olarak 1 litre sütle kendiniz de hazırlayabilirsiniz. Şu güllaçla yapılacak o kadar çok tarif var  aslında kafamda, sıraya koymak lazım. Ayrıca daha önce yayınladığım kakaolu muhallebili güllaç tarifime de bakabilirsiniz.
Hepinize hoşçakalın diyorum, İnşallah uzun bir aradan sonra görüşmek üzere, şimdiden sevdiklerinizle mutlu, huzurlu, neşeli bir bayram diliyorum sevgilerimle...


1 Temmuz 2014 Salı

DÜDÜKLÜDE SEBZELİ KEÇİ TANDIR


Herkese merhabalar sevgili dost ve izleyenlerim,
Mübarek Ramazan ayımızın dördüncü gününü de bitireceğiz hayırlısıyla. Bir başladımı günler çabuk geçiyor.Uzun sıcak günlere rağmen çok az susuzluk hissi dışında hiç zorluk çekmiyorum, sizler ne durumdasınız?
Tabi evlerimizin hanımı olarak iftarlara hazırlanmak bize düşüyor, her ne kadar bu sıcaklarda ağır yemekler istenmese de yine de lezzetli ve daha hafif olmasına özen gösteriyoruz.
Malum yazları o güzel yaz sebzeleriyle nefis kızartmalar olur ama benim pek yapma alışkanlığım yoktur, genelde tencere yemekleri ya da fırında bu sebzeleri bazen etle bazen de sade olarak pişiririm. Ev halkı da alışmış durumda. Fethiye'de genelde keçi eti daha çok tüketiliyor. Ben de tandır olarak denemek istedim, sebzesiyle beraber. Yalnız keçi eti ne kadar pişirirseniz pişirin öyle lokum gibi ağızda dağılmıyor. Siz imkanınız varsa kuzu, oğlak, dana hatta tavuk but, h,ndi butla da yapabilirsiniz. Ama lezzetli bir yemek oolduğu kesin, iftar sofralarınıza da yakışacak. Buyrun paylaşalım:


Malzemeler:
dilediğiniz miktarda iri parça kemikli et
küçük patates, havuç
kurutulmuş domates( varsa)
köy biberi, kırmızı kapya biber
soğan, bol sarımsak
tereyağ, zeytinyağı
yarı çay bardağı su
tuz, tane karabiber, kekik, biberiye

Yapılışı:
Önce arkadaşlar etleri yıkayın ve bir kenara alın. Sebzeleri de iri parçalar halinde doğrayın.
Etleri düdüklüde iyice kızdırılmış tereyağ ve sıvıyağda önce bir iki dakika kavurun, mühürleyin.
Sonra sebzeleri üstüne ekleyin, biraz da öyle birlikte kavurun. Tuzunu baharatlarını ve yarım çay bardağı suyu ilave edin, kapağını kapatın.
Tencereden buhar çıktıktan sonra çok kısık ateşte 1 saat kadar pişirin. Bu kadar arkadaşlar zahmetsiz ve lezzetli bir yemek. Dilerseniz yanına güzel bir pilav ve salatayla nefis.


Afiyetler olsun hayırlı Ramazanlar...

29 Haziran 2014 Pazar

PEYNİRLİ EKMEKLİ KABAK KÖFTESİ


Herkese merhabalar ve hayırlı Ramazanlar sevgili dost ve izleyenlerim,
On bir ayın sultanımıza kavuştuk, hayırlısıyla oruçlarımızı tutmaya başladık, günler uzun hava sıcak ama olsun yüce Rabbim veriyor kolayını, dün tahmin ettiğim kadar zorlanmadım. Hiç açlık çekmedim yalnız susadım biraz. Rabbim dışarda çalışıp da orucunu tutan kullarına kolaylık versin.
Malum havalar sıcak, ağır yemek çekilmiyor, ben şahsen hafif, insanın midesini yormayan, ayrıca lezzetli yemekleri tercih ediyorum ve yapmaya çalışıyorum.

Şimdi tarifini vereceğim yemek de bunlardan biri. Bunu daha önce TV de Şefika Günyel den izlemiştim ve bir kenara not etmiştim, elimde de kabaklarımı nasıl değerlendireyim derken not ettiğim tarif elime geçti ve hemen yaptım. Lafı uzatmadan buyrun paylaşalım:



Malzemeler:

5 adet kabak
2 bardak ufalanmış bayat ekmek
1 bardak beyaz peynir veya lor
50 gr kaşar rendesi
1 adet yumurta
maydanoz, dereotu
tuz, karabiber, pulbiber
2 kaşık zeytinyağı
1 adet kurusoğan
4-5 tane taze soğan
2 diş sarımsak

Yapılışı:
Önce arkadaşlar kabakları hafif kazıyıp doğrayın ve azıcık suda haşlayıp süzün.
Taze soğan ve kurusoğanı ve sarımsakları doğrayıp zeytinyağda kavurun.
Sonra bir yoğurma kabında kabak, soğanlar, ekmekiçi, peynirler, yumurta, maydanoz, dereotu, baharatları karıştırıp yoğurun. Mücver kadar cıvık olmayacak. Elinize alıp köfte şekli verebildiğiniz kıvamda olacak.
Bu  karışımdan parçalar alıp elinizde yuvarlayın. Tarifte galeta ununa bulanıp kızartılıyordu.
Ben öyle yapmadım, yuvarladım ve yağlı kağıt serili tepsiye yerleştirdim. Fırına verdim, bir tarafı kızarınca diğer tarafını çevirdim çok da lezzetli oldu, bence kızartmaya hiç gerek yok.
İsterseniz yoğurtla isterseniz domates sosla servis edebilirsiniz, ikisiyle de çok lezzetli oluyor, sıcak, ılık ya da soğuk yiyebilirsiniz.
Bu kadar arkadaşlar afiyetler olsun, Ramazanınız sağlıkla, huzurla, bereketle geçsin İnşallah sevgilerimle...


26 Haziran 2014 Perşembe

HİNDİSTAN CEVİZLİ SÜRPRİZ KURABİYE


Herkese merhabalar sevgili dost ve izleyenlerim,
Malesef  henüz yeni bir bilgisayar edinemediğimden uzun aralar vererek aranızda olabiliyorum. Arşivimde tarifler birikiyor fakat istediğim an paylaşamıyorum. Neyse ne yapalım bir süre idare edeceğim artık.
Mübarek Ramazan ayımıza sayılı birkaç gün kaldı, ne güzel yine en azından bir ay huzura kavuşacağız, ben öyle düşünüyorum. Güzel Ramazan sofraları hazırlayacağız, misafirlerimizi ağırlayacağız, daha fazla ibadetlerimize yöneleceğiz İnşallah...
Geçen gün çayın yanına canım kurabiye çekti ve bu harika kurabiyeler ortaya çıktı. Kesinlikle yapın derim, o kadar kıyır kıyır lezzetli oldu ki tarif edemem. Bir yedikçe kendinizi zor tutuyorsunuz, ağzınızda dağılıyor sanki. Haydi buyrun paylaşalım:


Malzemeler:
150 gr tereyağ
1 çay bardağı sıvıyağ
2 yumurta sarısı
1 çay bardağı hindistan cevizi
1 bardak pudra şekeri
1 bardak nişasta
1 vanilya, kabartma tozu
1 kaşık sirke
1 kaşık kakao
damla çikolata
aldığı kadar un
Dışı için:
yumurta akı
hindistan cevizi

Yapılışı:
Önce arkadaşlar tereyağ, sıvıyağ, yumurta sarıları, pudra şekeri, vanilyayı genişçe bir kapta karıştırın. kabartma tozunu ilave edin ve sirkeyi kabartma tozunun üzerine dökün, bunu karışıma yedirin.
Daha sonra hindistan cevizi, nişasta ve azar azar unu ilave ederek yumuşak bir hamur yoğurun. Bu hamurdan büyük bir yumruk büyüklüğünde hamur parçası ayırın ve bu parçaya kakao ve damla çikolata ilave edin.
Bu kakaolu hamurdan fındıktan büyük parçalar koparın ve yuvarlayın, bir kenara koyun.
Beyaz hamurdan da iri ceviz büyüklüğünde parçalar koparın, parmağınızla içli köfte oyar gibi oyun ve içine kakaolu toplardan bir adet koyup kapatın, yuvarlayın.
Önce yumurta akına sonra da tamamen hindistan cevizine bulayın.
Yağlanmış tepsiye dizin. Isıtılmış 180 derece fırında 20 dakika pişirin.Pişince çıkarıp hemen üzerine temiz bir örtüp içini çekmesini bekleyin.
İçinde de dışında da bol hindistan cevizi olan, misler gibi kokan, görüntüsü de şık harika bir kurabiye. Üstelik hiç bayatlamıyor, afiyetler olsun...
Hepinize sağlıklı, hayırlı, huzurlu günler diliyorum, sevgilerimle...

17 Haziran 2014 Salı

BABA PASTASI



Çok uzun bir aradan sonra herkese selamlar sevgili dost ve izleyenlerim,
Malesef yine zoraki nedenlerden dolayı sizlerden ayrı kaldım. Bilgisayarım iflas etti, tamamen işi bitti. Artık yok ne yazıkki ve ben eşimin bilgisayarına şimdilik talimim, o da her zamam elime geçmiyor. Neyse sağlık olsun bakalım, yenisini edinene kadar idare edeceğiz bakalım...
Dönüşümü bir pastayla açayım dedim. Bu pasta eşime Babalar Günü için hazırladığım doğaçlama ama harika bir yaz pastası. Son derece uyduruk fakat gerçekten çok lezzetli oldu.Buyrun paylaşalım bakalım. Sizlerin de ilgisini çeker de denerseniz beğeneceğinize garanti edebilirim. Bunu istediğiniz herhangi bir yaz meyvesiyle yapabilirsiniz. Ben şeftaliyle denedim çok da güzel oldu. Haydi artık tarife geçelim.

Malzemeler:
Tabanı için:
1 paket yulaflı ve 1 paket kakaolu bisküvi
1 kaşık erimiş tereyağ
1 kaşık sürülebilir çikolata ( şokella vs )
tarçın
bir miktar süt
Bu verilen malzemelerin hepsini geniş bir kapta hamur kıvamına gelene kadar yoğurun. Cheesecake tabanı gibi olacak. Bu bisküvi hamurunu kelepçeli kalıba bir güzel bastırarak yayın ve buzdolabına kaldırın.


Üst dolgu malzemesi için:
1 bardak süt
1 bardak şeftali suyu
1 paket vanilyalı cremole
1 paket krem şanti
10 adet halley bisküvi
varsa evde kalmış bayat kek vs
damla çikolata
3-4 tane kuru incir
1 çay bardağı kuru üzüm, yaban mersini vs
Fındık, fıstık vs
Üstü ve yan kaplama için:
5 adet şeftali
5 kaşık şeker
1 kaşık tereyağ
yarım limon yarım bardak portakal suyu
kremalı bisküvi ve dido çikolata

Önce arkadaşlar soğuk süt, şeftali suyu, cremole ve şantiyi mikserin yüksek devrin katılaşana kadar çırpın.
Halley bisküvileri küp küp doğrayın ve diğer malzemelerle birlikte kremanın içine ilave edip karıştırın. Burada karıştırdıklarınızın hiç sınırı yok yani dilediğiniz malzeme, canınız ne istiyorsa, evde ne varsa kullanabilirsiniz.
Sonra buzdolabından daha önce hazırladığınz tabanı çıkarın ve kremalı bisküvilerle dido çikolataları sırayla kalıbın kenarlarına dizin. Bunları biküvili tabana biraz bastırarak dizin ki oynamasınlar.
Sonra hazırladığınız dolgu kremasını içine boşaltın ve üstünü kaşıkla düzeltin. Yine dolaba kaldırın, iyice donsun.
Bu esnada en üst malzemeyi hazırlamaya başlayın. Bunun için şeftalileri soyun ve irice doğrayın. Bir tavaya 5 kaşık şekeri koyun ve ocağı yakın. Şeker erimeye ve rengi dönmeye başlayınca tereyağı ilave edin. Yarım limonu bir çatala batırın ve tavadaki şekerde döndüre döndüre şekeri karamelize edin. Şeker iyice eriyince limonu bir kenara alıp yarım bardak portakal suyunu ve doğradığınz şeftalileri ekleyin.
Suyunu çekene kadar ve az bir miktar karamel sos kalana kadar pişirin. Sonunda reçel kıvamında koyu bir sos kalacak.
Bu şeftalili sosu iyice soğutun ve dolaptaki pastanın üzerine yayın, yine dolaba kaldırıp bir kaç saat bekletin.
Yeme vakti gelince kelepçeli kalıptan çıkarın ve dilimleyerek servis yapın.Ayrıca hazırladığınız üst sostan atıyor bunu kramel sos gibi yanlarına gezdirerek tükeebilirsiniz. Şeftalilerle birlikte piştiği için harika bir aroması oluyor. Dilerseniz dondurmayla da ikram edebilirsiniz ama gerek kalmıyor zaten dondurma gibi bir pasta.
Afiyetler olsun, bizim babamız pastaya bayıldı, eminim denerseniz sizinkiler de bayılacak. Hangi meyveyi seviyorsa aynı şekilde hazırlayabilirsiniz.
Sevgilerimle, sağlıcakla, huzurla ve sevgiyle kalın. Bu arada Musuldaki kardeşlerimize de kurtulmaları için dualarımızı eksik etmiyelim, Rabbim milletçe başımıza gelen bu ardarda felaketlerden korusun, dualarımızı kabul etsin İnşallah...

16 Mayıs 2014 Cuma

7 Mayıs 2014 Çarşamba

SOĞAN KÖFTESİ


Herkese merhabalar sevgili dost ve izleyenlerim,
Sizlere annemden öğrendiğim ve bayıldığım köftenin tarifini vermek istiyorum. Ayrıca çok lezzetli bir çay saati  ikramı da olabilir.Yumuşacık, poğaçamsı, çok lezzetli... Buyrun paylaşalım:

Malzemeler:
Yaım kilo veya daha fazla kuru soğan
1 adet yumurta
1 kabartma tozu
tuz, karabiber, 1kaşık şeker
2 diş sarımsak
1 su bardağı sıvıyağ
yeteri kadar un
Ayrıca üzeri için:
3 bardak su
toz kırmızı biber
1 adet bulyon

Yapılışı:
Önce arkadaşlar soğanları soyup ince doğrayın. Tavaya  1 su bardağı sıvıyağı alın. İçine soğan ve sarımsağı atıp iyice sararana kadar kavurun. Kavurma esnasında tuz, şeker ve karabiber ilave edin.
Soğanlar iyice kavrulunca altını kapatıp soğumaya bırakın.
Soğuduğunda içine 1 yumurtayı kırın, kabartma tozunu ekleyin.
Unu da azar azar ilave ederek yoğurmaya başlayın. Cıvık, ele yapışan bir hamur olacak, yağı bol olacak.
Yuvarlak bir fırın tepsisini bol yağlayın. Elinizi yağlıyarak cıvık hamurdan parçalar alın ve yuvarlayın.
Bunları tepsiye dizin.Üstlerine parmağınızla hafifçe bastırın ve 180 derece fırında kızarana kadar pişirin.Köfteler fırında pişerken bir sos tenceresinde 3 su bardağı suyu kaynatın, içine toz kırmızıbiber ve 1 bulyon ilave edip eritin.
Köfteler pişince fırından çıkarın ve kaynar suyu kaşıkla üzerlerine gezdirin. Su miktarı hemen hemen üzerlerinde olacak.
Tepsiyi bu sefer ocağın üstüne alın ve tepsiyi döndüre döndüre suyunu çektirin.Suyunu çekince tepsinin üstünü bir başka tepsiyle kapatın.
Ilınınca afiyetle yeyin, soğuk da tüketebilirsiniz. Sarımsaklı yoğurt veya domates sos, ketçapla da tüketebilirsiniz. Ben aynı tarifi pazıyla da yaptım harika oldu. Kabul günlerimde kesinlikle tekrar yapacağım.Ayrıca bol soğan bol vitamin, afiyetler olsun, sevgilerimle...