
Bugün akşamüstü saat dört buçuk sıraları arkadaşlar evdeydim. Tam oturdum ki birden dürtüldüğümü hissettim. Neler oluyor dedim, birkaç saniye sonra ev gıcırdamaya ve lambalar sallanmaya başladı. Aman Allahım deprem oluyordu ve yalnızdım. Aklımdan birkaç saniye içinde geçmeyen kalmadı.
Ya ev yıkılır da altında kalırsam, yavrum artık bensiz kalırsa daha neler neler... Titremeye başladım ve bir hışımla kendimi dışarı attım. Ben dışardayken eşim geldi. Gerçekten 6.3 şiddetinde Akdeniz'de deprem olmuş ve etkilendik tabi. Ama benim yaşadığım ilk deprem tecrübesiydi ve bu kadarı bile fazlasıyla yetti.
Düşünsenize arkadaşlar Japonya'daki insanlar 9 şiddetinde bir depremde neler yaşadılar neler hissettiler o anda. Üstelik bir de en fenası tsunamiyi gördüler. Yüce Rabbim tüm insanlığı böyle felaketlerden korusun, gerçekten korkunç.
Neyse geçmiş olsun diyelim ve tarifimize geçelim. Elimdeki çorba tarifleri o kadar çok birikti ki bazılarını nasıl yaptığımı dahi unuttum. Çünkü çorbalarımı genelde doğaçlama yaparım ve o anda aklıma ne gelirse eklerim. Bu da onlardan biri, buyrun paylaşalım:
Malzemeler:
3 adet domates (veya 1 kase domates püresi)
1 adet soğan, 3 diş sarımsak
1 adet havuç
1 su bardağı haşlanmış kuskus (ben akşamdan kalan kuskusu ekledim. Pilavınız kalmış olabilir böyle değerlendirebilirsiniz)
2 kaşık salça
2 kaşık tepeleme un
1 kaşık tereyağ
1 bardak yağlı süt (krema yerine )
tavuk suyu veya su
tuz, 2 defne yaprağı, tane karabiber
Yapılışı:
Önce arkadaşlar sebzeleri domatesler dahil rendeleyin. Tencereye tereyağını alın ve sebzeleri üzerine ekleyip kavurmaya başlayın.
Sonra unu ekleyip birkaç dakika çevirin ve salçayı ekleyin, biraz daha kavurup suyunu verin.
Defne yapraklarını, tane karabiberi de ekleyin. İçindeki sebzeler iyice yumuşayınca ocağı kapatın, defne yapraklarını çıkarın ve çorbayı blendırdan geçirin. Tekrar ocağı açın, haşlanmış kuskusu ve sütü ekleyin, biraz daha kaynatın. En son tuzunu ilave edin, tadını ayarlayın.
Servis ederken üzerine maydonoz ekleyebilirsiniz. Çok lezzetli bir çorba arkadaşlar. Soframızdan çorba eksik olmaz diyen arkadaşlarıma öneriyorum kesinlikle, sevgiler, iyi hafta sonları sevgili arkadaşlarım.
Allah hepimize sağlık, hoşluk, huzur versin. Tüm felaketlerden korusun İnşallah...
Canım geçmiş olsun Rabbim gelmeden esirgesin.Deprem maalesef ülkemizin kabullenmek istemediğimiz gerçeği inşallah öyle büyük depremler yaşamayız.Çorban harika ellerine sağlık öpüyorum.
YanıtlaSilGeçmiş olsun,ben de 17 Ağustos depremini yaşadım korkunç bir şey,çorba da süper olmuş,ellerine sağlık.
YanıtlaSiltadını şimdiden alabiliyorum.. elinize sağlık deniycem bunu...
YanıtlaSilcnm ellerine sağlık çok severim bu çorbayı..seni mimledim:))cvplamak istersen blogumdan bakabilirsin.cvplayamazsan da sorun değil..
YanıtlaSilEllerine sağlık arkadaşım, çok leziz bir çorba olmuş. Afiyet olsun. Ve çok geçmiş olsun, insan çok korkuyor o an. Sağlıcakla kal, sevgiler.
YanıtlaSilCanim ellerine emeklerine saglik .Hayirli güzel bir hafta sonu diliyorum öptüm.
YanıtlaSilgeçmiş olsun canım.malasef deprem bölgesinde yaşıyoruz ve buna alışmak zorundayız.çorba nefis görünüyor.ellerine sağlık.öpüyorum.
YanıtlaSilÇok geçmişler olsun Allah bu felaketi kimseye yaşatmasın. Çorban süper olmuş ellerine sağlık.
YanıtlaSilelnize sağlık :)
YanıtlaSilGelmiş geçmiş olsun. Deprem arada sırada kendisi hatırlatıyor malesef.
YanıtlaSilAllah bir daha yaşatmasın...
Çorban nefis olmuş. Çorbasız bir sofra düşünemiyorum.
Ellerine sağlık
Sevgiler
Özgen'cim deprem bölgesindeyiz korunmanın yollarını öğrenmemiz lazım. 17 Ağustos depreminde Ankara'da hayli sallanmıştık. Eşim uzun süre hepimizi aynı odada yatırmıştı. Geçmiş olsun canım, çorban nefis ellerine sağlık..
YanıtlaSil